Monthly Archive for Aralık, 2009

İnsan Gözü Kaç Megapiksel?

İnsan Gözü Kaç Megapiksel?

insan gözü

insan gözü

Megapiksel terimi bir dijital terim olmakla birlikte insan gözünün kaç megapiksel olup olmadığından bahsetmek pek mümkün değildir. İnsan gözü bir dijital yapı sergilemeksizin analog bir yapıya sahiptir ve insan gözü kaç megapikseldir sorusuna net bir rakam cevabı vermek olanaksızdır.

Görme duyusu insan gözünün algılama ve beynin yorumlama gücüyle doğru orantılıdır. Yaşanabilecek bireysel rahatsızlıklar dışında insan gözünün çözünürlüğü sarı nokta üzerindeki renk çubuklarının cisimden gelen ışınları görmesi ve sinirler aracılığı ile bilgileri beyne yollaması işlemlerine dayanır.

Konuyu bir örnekle genişletecek olursak FPS olarak ifade edilen, yani frame per second anlamına gelen değeri göz önüne aldığımızdizlediğimiz bir filmi baştan sona kadar izlemek konusunda herhangi bir sorun yaşamayız. Fakat bu gözümüzün 30 FPS olduğu anlamına gelmemektedir.

İnsan gözü erhangi bi megapiksel değeri ile ölçülemez…

Titanic

Titanic

titanic

1997 ABD yapımı James Cameron‘ın yönetmiş olduğu film.14 dalda oscara aday gösterilerek 1950 yapımı All About Live ile birlikte en çok oscara aday gösterilen film rekoruna sahiptir.

Ayrıca 11 dalda oscar almaya hak kazanarak en fazla oscara sahip film rekorunu da 1959 yapımı Ben Hur ve 2003 yapımı Lord of The Rings:The Return of The King ile paylaşmaktadır.

Film ayrıca dünya çapında en yüksek hasılata sahip olan filmdir.Filmin müziklerini James Horner üstlenmiş ve gayet başarılı bir çalışma sergilemiştir.Filmde Celine Dion’un seslendirdiği My Heart Will Go On uzun süre hit olarak kalmıştır.

Bugün hala en sevilen film müzikleri arasında yerini korumaktadır.Filmin başrollerini Kate Winslet ve Leonarda di Caprio üstlenmiştir.Filmin hikayesi,RMS Titanic’in enkazında bulunan okyanusun kalbi adı verilen madalyonun bulunmasıyla başlar.

Enkaz arama çalışması bir televizyon kanalında canlı gösterilmektedir ve okyanusun kalbinin sahibi Rose Calvertte bu programı izlemektedir.Araştırmayı yapan Brock Lovet çalışmada yardımcı olacağını düşündüğü Rose’u gemiye davet eder ve Rose’un 84 yıl öncesine dair hatıralarının gün yüzüne çıkmasıyla film başlar.

Piyanist

Piyanist

piyanist

piyanist

Rnald Harwood‘un senaryosunu yazdığı 2002 Fransa-Almanya-Polonya yapımı,usta yönetmen Roman Polanski’nin beyaz perdeye aktardığı dram türünde film.Film Wladsylaw Szpilman‘ın gerçek hayat hikayesini konu edinmektedir.Filmin müziklerini Wojciech Kilar yapmıştır.Başrolleri Adrian Broody ve Thomas Kretschmann paylaşmaktadır.filmde Wladslyaw Szpilman’a Adrian Broody hayat vermiştir.En iyi film dalında oscara aday gösterilmiş,Cannes film festivalinde de Altın Palmiye ödülüne sahip olmuştur.

Piyanist Filmi Konusu

Piyanist, 2. Dünya Savaşı’nda gettodan saklanarak hayatta kalmayı başaran yahudi bir piyanistin gerçek hayat öyküsünü anlatıyor. Wladslyaw, Almanlar’ın Polonya’yı işgali sırasında ülkesinin genç ve önde gelen yeteneklerinden biri olarak Varşova Radyosu’nda çalışmaktadır.Konserleri ve besteleriyle ülkesinin gözde müzisyenlerindendir.

Yahudilerin trenlere bindirilerek toplama kamplarına yollandığı sırada,önceden tanıdığı ve üstün yeteneğini unutamayan bir subay tarafından sıradan çıkarılır.Tüm ailesini toplama kamplarında kaybeden Spilzman Polonyalılar tarafından korunarak ve çoğu zaman açlıkla mücadele ederek Varşova’nın kurtulmasını bekler ve hayatta kalmayı başarır.

Bu arada belirtmeliyim ki Roman Polanski’nin annesi Auschwitz kampında hayatını kaybetmiş babası ise Mauthousen kampından kurtulmuştur. Söylenirki Polanski Spilzmanle aynı dönemlerde benzer bir mücadele vererek hayatta kalmıştır ve filmi bu yüzden büyük bir duyarlılıkla kotarmıştır.

Tarih Nedir?

Tarih Nedir?

tarih

tarih

Tarih; insan toplumlarının kültür ve medeniyetlerini bir zamana ve mekana dayanarak doğru bir şekilde gösteren, çeşitli ilişkilerini ve hayatlarını anlatan bir bilimdir.

Tarihi olaylar arasnda yer alıp, tarih biliminin konusunu oluşturan etmenler şunlardır:

İnsanoğlunun yaşayışları; site, klan, devlet, imparatorluk gibi sıralayabiliriz.
Birbirleri arasında yaptığı savaşlar ve barış anlaşmaları.
Ve son olarak kurduğu medeniyetler. Bunları; hükümet ve idare, hukuk, akerlik, din, ticaret, tarım, güzel sanatlar vb. olarak sıralayabiliriz.

Eğer bir tarih olayı zaman ve mekan gösterilerek inceleniyorsa zaman ölçüsü olarak ay,yıl ve gün kullanılır. Bunun bu şekilde olmasının en büyük sebebi zaman içerisinde olan olayların birbirine karışmasını önlemek ve yaşanmış bir olayın başka bir olayla olan etkisinin anlaşılabilmesini sağlamak amacıyladır. Tabii ki zamana duyulan önem gibi ilgili şartlar içinde mekanında önemi büyüktür.

Tarihin işlenmeye başladığı zaman dilimi insanlığın dünya üzerine gelmesinden çok sonradır. Tari; yazının bulunmasıyla işlenmeye başlanmıştır. Yazının bulunması da yaklaşık olarak 5 – 6.000 yıl önce olduğuna dikkati çekersek, tarihin işlenmesi insanın 50.000 yıllık ömrü olduğunu varsaydığımızda ufacık bir dilime denk gelmektedir.

Kayıp Nişanlı

Kayıp Nişanlı

kayıp nişanlı

kayıp nişanlı

Sebastien Japrisot‘un romanından 2004 yılında sinemaya uyarlanan Kayıp Nişanlı filmin yönetmeni Jean-Pierre Jeunet yapmıştır.Film Fransız- Amerikan ortak yapımıdır.Filmin müziklerini Angelo Badalamenti hayata geçirmiş, bunda da oldukça başarılı olmuştur.

Filmin başrollerinde Amelie filminden tanıyıp sevdiğimiz Fransız güzel Audrey Tautau‘yu Mathilde rolünde izliyoruz.Filmde ona eşlik eden aktör ise yeni neslin gözdelerinden olan Fransız oyuncu Gespar Ulliel.Oyuncuların filmdeki performanslarına diyecek yok.

Filmde 1. Dünya Savaşı’na giden ancak geri dönmeyen nişanlısını aramaktan vazgeçmeyen Mathilde’nin öyküsü anlatılıyor.Mathilde’nin nişanlısı Manech savaş mahkemesinde hüküm giymiş ve tarafsız bölgeye gönderilen 5 adamdan biri olmuştur.Bu neredeyse ölümle eşdeğerdir.Etrafındaki herkesin aksini idda etmesine rağmen nişanlısının öldüğünü kabul etmek istemeyen Mathilde için savaş yeni başlamaktadır.

Büyük aşkının yazgısını öğrenmek için yola koyulur fakat her köşe başında farklı yorumlar duyar. Sevgilisine ne olduğu tam bir muammadır.Asla vazgeçmez,inatla neşeli olur ve daha da güçlenir.Kendisine yardım etmeyenleri, sevgilisinin öldüğüne ikna etmeye çalışanları gözardı eder.Arayışına devam ederken askerlere verilen vahşet dolu ceza ve savaşın insanlarda bıraktığı izlere de yakından tanık olur.