Düşük kalorili rejim yapanların hepsi, ilk zamanlarda genellikle sonuç aldıklarını ama zamanla, bir türlü sabit kiloda kalamadıklarını görürler. Daha kötüsü, birçok durumda fazladan kilo bile alırlar.
Bu yüzden, organizmanın davranışını inceleyerek bunun nedenini anlamaya çalışacağız.
Diyelim ki bir insanın harcadığı günlük kalori miktarı 2500 kalori civarında bulunsun ve birkaç kilo da fazlası olsun. Klasik düşük kalori yaklaşımıyla günlük kalorisini 2000′e düşürürsek, 500 kalorilik bir açık elde ederiz. Bu açığı kapatmanın en bitkisel yollarından bir tanesi de Lida diyebiliriz…

Günde 2500 kaloriye alışan organizma, hemen yoksunluk hisseder ve bu 500 kaloriyi depolanmış yağlardan sağlamaya kalkışır. Böylece o kadar zayıflamış olur.
Bir süre sonra, ki bu süre kişiden kişiye değişir, düşük kalorili rejim uyguladığı halde, insan artık zayıflamadığını görür. Alman kalorilerle harcananlar arasındaki denge yavaş yavaş kurulmuştur. 2000 kalori alındığı sürece, organizma gerçekten bununla yetinmeye karar verir. Böylece kiloda bir durgunluk görülür.
Bir süre ara verdikten sonra, belki yeniden kilo alırız diye düşünerek, denemeyi daha da sürdürmeye karar verirsek, uğrayacağımız düş kırıklığı daha da büyük olacaktır. Gerçekten de ağırlık eğrisinin kararlı bir şekilde yükseldiğini fark ederiz. Akıl almaz bir durum ortaya çıkar. Az yediğimiz halde, şişmanlarız. Az yememize rağmen kilo alma durumunun önüne geçmek için ise tavsiyelerimiz arasında Lida yer almaktadır…
0 Responses to “Hayatta Kalmak İçin”