18 Şubat 2010 tarihinde
Blogtan and Sağlık # kategorisi için hazırlandı [entry_etiketler]
Hamilelikte Aşırı Bulantı ve Kusma
Hamilelik sırasında anne adayında gerek fiziksel gerek psikolojik olarak bir çok değişim meydana gelmektedir. Bu değişimlerin çoğuyla kişi ilk defa karşılaştığı için sorunlar ortaya çıkabilir. Kişiyi rahatsız eden bu değişimlerden birisi de hamilelik sırasında görülen bulantı ve kusmalardır.
Hamilelik sırasında bazı zamanlarda bulantı ve kusmalar kişiyi aşırı derecede rahatsız edebilecek boyutlara ulaşabilir. Bulantı ve kusmaların rahatsız edici düzeyde olması anne adayına ve bebeğe herhangi bir sorun yaratmaması rağmen rahatlama açısından tedavi edilmesi gereklidir.

Anne adayları bulantılardan ve kusmalardan genellikle ilk aylarda şikayetçi olurlar. Bunun sebebini ise alışma süreci olarak gösterebiliriz. Kişi daha önce hiç yaşamadığı bir tecrübeyi yaşadığı için bu tip sorunlarla karşılaşması normaldir. Bulantı ve kusmalar aşırı derecede görüldüğünde anne adayında kilo kaybına neden olabilmektedir.
Genel olarak bilinen bir yanlışta aşırı derecede görülen bulantı ve kusmaların bebekte gelişim geriliğine ve doğumda kilo kaybına yol açacağı yönündedir. Fakat böyle bir durum söz konusu değildir. Aşırı bulantı ve kusma görülen anne adaylarının günde 3 öğün yemek tüketmek yerine 6 öğün tüketmeleri kusma ve bulantılarda azalma olmasını sağlayacaktır.
17 Şubat 2010 tarihinde
Sağlık # kategorisi için hazırlandı [entry_etiketler]
Diş Çürümesi
Ağız bakımının günlük ve düzenli olarak yapılmamasından dolayı oluşmaktadır. Yemeklerden kalan artıklar diş aralarında uzun süre kalır. Fakat oldukça küçük olan bu artıklar gözle görülemeyeceğinden dolayı pek kaale alınmaz.
Tabi bu da zamanla diş çürümesine yol açar. Diş ortasında oyuk oluştuğu takdir de ve bu oyuk içerisi koyu renkteyse diş çürümüştür. Dişlerin çürümesi geceleri ağrılara neden olabilir. Dişlerin sallanmasından dolayı diş etlerinde iltihap oluşur. Tabi bu da zamanla diş ağrılarının sıklaşmasına sebebiyet verir.

Dişlerinizin çürümemesi için her akşam en az bir defa fırçalamanız gerekiyor. Şifalı bitkiler ile diş çürümesinin bir nebze önüne geçilebilir. Aynı zaman da sağlıklı dişler için Dr. İbrahim Sarçoğlu tavsiyelerini de uygulamanız tavsiye edilir.
Bu tavsiyelerden biri diş fırçaları ve kullanılan diş macunudur. Bir diş fırçasını tüm aile bireyleri kullandığı takdir de hepatit b hastalığı ortaya çıkabilir. Diş fırçalamalarında ağız da sürekli kanama olduğundan dolayı diş fırçası ile bireylerde hastalık görülebilir.
17 Şubat 2010 tarihinde
Sağlık # kategorisi için hazırlandı [entry_etiketler]
Sağlıklı Bitkiler
Doğada bulunan bitkiler doğru hastalıklara karşı düzenli olarak kullanıldığı takdir de pozitif sonuçlar doğurabilmektedir. Allah’ın kullarına bahşettiği bir çok sayı da şifalı bitkiler bulunur. Çaylar, otlar, yeşillikler tamamiyle insanların sağlıklı yaşamı desteklemektedir.
Fakat her bitkinin şifalı olduğunu dile getirmek yanlış bir ifade olacaktır. Örneğin adamotu zehirli bir bitkidir. Cinsel gücü arttırır ve baş ağrılarını kesebilmektedir. Fakat adamotu yanlış ve düzensiz tüketildiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

Ahududu tropik ormanlarda yetişen ve tüm dünyaya ihracatı yapılan bir meyvedir. Ahududu ayrıca kanı temizler ve vücutta besinler nedeniyle oluşan zararlı maddeleri vücut dışına atılmasını sağlar. Sağlıklı ve uzun ömürlü bir yaşam için ahududu tüketilmesi tavsiye edilir. Kur-an-ı Kerim’ de arıların yaptığı balın insan vücuduna oldukça fazla olduğu dile getirilir.
Vücudu hastalıklara karşı dinç tutan balın her sabah belli bir miktarda tüketilmesi gereklidir. Bitkisel ilaçlar tamamiyle yapılan araştırmalar sonucu sağlık tesislerinde üretilir. Fakat her doğal besinin faydalı olduğu söz konusu olmadığından dolayı sizlerin daha çok doktorlara ve lokman hekimlere danışarak bu ürünleri tüketmeniz gereklidir.
16 Şubat 2010 tarihinde
Sağlık # kategorisi için hazırlandı [entry_etiketler]
Çin Topu
Maddi ve manevi sorunlar erkekler de cinsel isteksizliğe neden oluyor. Erkeklerin cinsel yaşamlarında mutsuz ve isteksiz olması haliyle partnerlerini de etkileyebiliyor. Bu nedenle çeşitli sağlık kuruluşları özel gıda takviyesi hazırladı. Çin topu adı verilen bitkisel afrodizyak sayesinde tüm gece kendinizi mutlu hissedebileceksiniz. Cinsel isteğiniz varsa yine bu ürünü kullanabilirsiniz. Çünkü cinsel yaşam isteğin artması ile daha renkli olabilmektedir.

İçeriğinin bitkisel ürünlerden oluşmasından dolayı kesinlikle çin topu size yan etkilerini göstermeyecektir. Yapılan testlere göre bu ürün %100 pozitif sonuç gösterebiliyor. Tibet sakızı çin topu içeriğinde bulunan ürünler uzakdoğu da afrodizyak amaçlı kullanılmaktadır. Ülkemizde örneğin keçi boynuzu, fındık gibi besinlerin cinsel isteği arttırdı bilinir. Fakat bu besinler bulunan ve cinsel isteği arttıran maddeler çin topu içinde birleştirilmiştir.
Dünyada bir çok sayı da erkeğin kullandığı bu ürünü sizde hemen sipariş edebilir ve cinsel yaşamanızın renklenmesini sağlayabilirsiniz. Cinsel ilişkiden yarım saat önce alındığı takdir de etkisini %100 gösterebilir. Ayrıca sperm sayısını ve kalitesini çin topu viagrası arttırmaktadır.
15 Şubat 2010 tarihinde
Sağlık # kategorisi için hazırlandı [entry_etiketler]
Folik Asid Nedir?
Folik asid folak adıyla da bilinmektedir. Doğal yollarla da alınabilen bir B vitamini türüdür. Araştırmaların ortaya koyduğu sonuca göre gebelik öncesinde folik asid alımının günlük 0.4 miligram seviyesinde olmasının pek çok faydası bulunuyor. Bu fayda bebeklere görülen omurilik hastalıklarının ve beyin hasarlarının azalması olarak yansıyor. Folik asid ayrıca vücut içerisinde hücre büyümesinde aktif rol almaktadır.

Hücre büyümesi sayesinde ise doğrudan organların gelişmesine fayda sağlamaktadır. Bebekte olumlu gelişmeleri görebilmek için gebelikten önce folik asid alınmaya başlanmalıdır. Süre olarak uzmanların tavsiyesi gebe kalmadan 1 ay öncesinde ve gebelik sonrası ise 3 ay süre olarak alınması yönündedir.
Folik asidi vücuda doğal yollardan almak için mercimek, kuşkonmaz, ıspanak, fasulye, yer fıstığı, marul ve brokoli gibi yeşil yapraklı sebzelerin tüketilmesi yeterli olacaktır. Bu besin maddelerinin pişirilmiş olarak tüketilmesi veya önceden dondurulmuş olması içeriğindeki folik asid miktarını azaltabilir. Bu nedenle vücuda yararı olacak kadar folik asid alınımı istendiğinde tüketim yöntemi de önem taşımaktadır.